SYSTEM UZMANI COZUM URETEN UZMAN DOST

2Haz/110

Genisleme Yuvalari ve Yollari

Expansion Slots & Bus


Genişleme Yuvalarını Anlamak

Genişleme kavramındaki temel amaç, ek kartlarla bilgisayara esnek bir şekilde yeni fonksiyonların katılmasıdır.
Bu ihtiyaca yönelik çözümler ilk IBM PC’den itibaren her bilgisayarda vardır.
Aşağıdaki unsurların tamamı bu kapsamda ele alınır.
Genişleme kartları…
Genişleme yuvaları, yani slotlar…
Genişleme yolları, yani bus…
Ve bunları kontrol eden yongalar.

 

Genişleme Kartlarında Kısıtlar

Bir genişleme kartı üreticisinin bir kartı genişleme yuvasında çalıştırmada karşılaşacağı üç büyük engel vardır.
Bunlardan ilk fiziksel bağlantıdır. Üretilen kartların ve anakart üzerindeki genişleme yuvalarının sorunsuz uyum sağlaması için endüstriyel standartların oluşması gerekmektedir.
İkincisi haberleşmedir. Kartın işlemciyle hem komutları almak hem de veri göndermek için iletişimde olması gerekmektedir.
Hafıza alanlarının paylaşımı ve yollardan verilerin transfer edilmesi de haberleşme kapsamında dikkate alınmalıdır.
Sonuncusu ise sürücülerdir. İşletim sisteminin karta ve sağladığı işlevlere erişebilmesi ve kontrolünü sağlayabilmesi gerekmektedir.

 

Yol / Bus Kavramı

Öncelikle yol yani bus kavramını kullanım yerlerine göre ele alalım.
Bir bilgisayarda 4 tip yol bulunur.
Bunlardan ilki adres yoludur. Adres yolu CPU ve RAM arasında, bellek adresinin taşındığı yoldur.
Veri yolu, yani “Data Bus” ise, adres CPU ile RAM arasında verilerin transfer edildiği yoldur.
Bu iki yolu daha önceki eğitimlerimizde görmüştük.
Üçüncü yolumuz ise genişleme yolu, yani “Expansion Bus” dır.
Genişleme yolu, genişleme yuvalarına takılan kartlar için ayrılmış fiziksel yoldur.
Video, ağ, modem, tv, ses vb. genişleme kartları tarafından kullanılırlar.
Dördüncü yol görüntü bilgisi için CPU ve GPU arasında bulunan “Video Bus” dır.
Bilgisayardaki her birim, yani her aygıt, anakart üstüne lehimlenmiş ya da yuvalara yerleştirilmiş biçimde bu yollardan birisine bağlanmaktadır.

 

Bağlantılar

Genişleme yuvaları, genişleme yolları ile yongasetine bağlıdır ve bilgisayardaki diğer aygıtlarla yonga seti üzerinden iletişim kurar.
Kuzey veya güney chiplerinin kontrol ettiği yuva ve yolların sayısı ve şekli anakartlar arasında değişim gösterir
Güncel olarak ekran kartı dışındaki yuvalar güney köprüsüne bağlıdır
Yongaseti, genişleme yuvalarına ve bu yuvalardaki genişleme kartlarına adres ve veri yollarını kullanma yetkisi sağlar

 

Genişleme Veri Yolu Kristali

Saat kristalleri yalnızca işlemci ve yonga setleri için değildir. Bilgisayarınızda bulunan neredeyse her yonganın çalışması için bir saat sinyaline ihtiyacı vardır.
Genişleme veri yolları sistem kristalinden farklı bir saat kristali kullanırlar.
Eğer genişleme veri yolları sistem kristali kullanılsaydı, her farklı saat hızında çalışan ayrı bir genişleme kartı yapılması gerekirdi.
Örneğin 100 MHz’lik bir sistem için 100 MHz’lik bir ses kartı, 133 MHz’lik sistem için 133 MHz’lik bir ses kartına ihtiyaç olacaktı.
Genişleme veri yolu kristali, sistem kristalinden daha daha yavaş ve anakart hızından bağımsız olarak standart bir hızda çalışır.
Yongaseti sistem ve genişleme veri yolu arasında bir bölücü görevi üstlenir.
Hız farkının etkilerini, beklemeler ve özel tamponlama alanları yardımıyla giderir.

PC Bus / 8 Bit ISA

İlk IBM genişleme yuvaları, harici veri yolu ile yapılandırılmıştır.
PC’de 8088 işlemci ve 8 bit harici veri yolu bulunmaktaydı.
IBM genişleme yuvalarının hızını 7 MHz olarak belirlemiştir.
Bu durum bilgisayar tarihinde standart genişleme yuvalarının işlemciden hızlı olduğu tek durumdur.
İşlemci hızı o anda 4.77 MHz idi.
Ayarlamalar elle, DIP switch veya jumperlar kullanılarak yapılmaktaydı.
PC Bus, IBM’in patentli ürünüdür. Ancak sektörün ücretsiz kullanımına açarak PC’lerin önünü açmış ve endüstriyel standardı kurmuştur.

 

AT Bus / 16 Bit ISA

AT Bus, PC Bus’ın 16 Bit’lik versiyonudur ve 8 Bit’lik versiyonlar geriye yönelik uyumludur.
7 Mhz’lik hız ve ayarlamaların elle yapılması değişmemiştir.
1980 başında firmalar PC ve AT bus sistemleriyle ilgili bilgilerini birleştirerek endüstri standartlarını oluşturdular.
ISA Industry Standart Architecture, yani endüstriyel standart mimari kavramını ifade etmektedir.

Modern Genişleme Yuvalarına Geçiş

Şimdi modern genişleme yuvalarına geçiş sürecini etkileyen  faktörleri inceleyelim.
ISA genişleme yuvaları zamanının dönüm noktası idi, ancak 1980’lerin sonlarına doğru ciddi darboğazlara girmiştir.
Bu kritik noktalar yavaşlık, dar bant genişliği ve elle ayarlamadır.
ISA 16 bit'lik dar bir bant genişliğine sahipti ve bu sebeple modern işlemcilerle gelen 32 ve 64 bit’lik harici veri yolarına karşın yetersiz kalıyordu.
Kartların elle ayarlanması da, küçük jumper ayarlarının teknisyenler tarafından yapılmasını gerekiyordu ve çok zordu.
Bu etkenler alternatif arayışlarına yol açmıştır.

 

Yanlış Başlangıçlar

1980'lerin sonlarında ISA’nın yetersiz kaldığı noktalar bir çok arayışa sebep olmuş ve bir çok alternatif yuva tasarlanmıştır.
Her ne kadar bu alternatif yuvalar iyi çalışıyor olsalar da her birinin kendi noksanlıkları vardı ve bu da ISA’nın yerini almalarını zorlaştırıyordu.
IBM MCA için yüksek bir lisans ücreti talep ediyordu.
EISA’nın üretimi pahalıydı.
VL-Bus ise sadece ISA veri yolu ile çalışıyordu.

 

PCI: Peripheral Component Interconnect

PCI mimarisi, 1990 başında Intel tarafından açık kaynak olarak sunuldu.
PCI önceki genişleme yuvalarından daha geniş, daha hızlı ve daha esnek bir sistem sağlamaktaydı.
PCI’ın asıl mucizesi diğer genişleme yuvalarıyla ortak çalışabilmesinden geliyordu.
PCI ilk geldiğinde, hem PCI hem de ISA yuvaları olan bir anakart alabilmeniz mümkündü.
Bu kullanıcıların eski ISA kartlarını kullanmaya devam etmeleri ve PCI’a yavaş yavaş geçmelerini sağlayabilmesi açısından önemliydi.
PCI’ın bir diğer çok önemli özelliği de kendi kendini ayarlayabilmesiydi.
Bu özellik endüstriyel bir standart olarak bugün bilinen tak-çalıştır sisteminin doğmasına yol açmıştır.
İlk versiyonu 33 MHz hızındadır ve 32 Bit bant genişliğine sahiptir.

 

AGP: Accelerated Graphics Port

ISA'nın en büyük yetersizliği ekran kartlarıydı.
AGP, yani “Hızlandırılmış Grafik Portu” özelleşmiş bir PCI yuvasıdır.
Sadece ekran kartları için ayrılmıştır.
PCI yuvaları genelde güney köprüsüne bağlı iken, AGP yuvası genelde kuzey köprüsü tarafından kontrol edilir.
Ekran kartlar, ilerleyen bölümlerde daha ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

 

PCI-X

Güncel olarak Macintosh G5 sistemlerde kullanılmaktadır.
64 Bit genişliğe sahiptir.
Normal PCI’dan daha yüksek hızları destekler. PCI-X 66, 133, 266 ve 533 sürümleri vardır.
PCI-X’de PCI gibi eski sistemlerle hem donanım hem de yazılımsal açıdan uyumludur. Yani PCI-X yuvalarına normal PCI kartları da yerleştirilebilir.
PCI-X’in hitap ettiği kesim büyük ölçüde iş istasyonları ve sunucuların kullanıldığı iş sektörüdür.
HP, Dell ve Intel sunucu ürünleri PCI-X desteği vermektedir.
PCI-X’i, birazdan ele alacağımız PCI Express ile karıştırmamaya dikkat edin.

Mini PCI

Mini PCI, dizüstü bilgisayarlara kullanılan özel PCI formatıdır.
Bugünlerde neredeyse her dizüstü bilgisayarda bulunmaktadır.
Mini PCI az enerji harcaması ve yatık durması için tasarlanmıştır.
Bu konusu, "Taşınabilir Bilgisayarlar" bölümünde tekrar ele alınacaktır.

 

PCI Express

PCI Express, bugün kullanılan en son, en yeni, en hızlı ve en popüler genişleme yuvasıdır.
İsminden anlaşılacağı üzere, PCI Express bir PCI sistemidir ancak PCI’ın paylaşımlı paralel haberleşmesi yerine noktadan noktaya seri haberleşme sistemi kullanmaktadır.
Veri gerçekten yüksek hızlarda iletilmeye başladığında tek bir noktadan noktaya seri bağlantı 32 bitlik paylaşımlı paralel bağlantıdan daha hızlıdır.
PCI Express, veri yolunu paylaşmaz; yani diğer aygıtları beklemesi gerekmez. Dolayısıyla da bir “bus” sistemi yoktur.
Veri göndermek ve almak için iki ayrı hat kullanır.
Her birine geçit veya “lane” denilen bu hatlar 2.5 GB/s hızında çalışır ve 160 GB/s’ne kadar kapasite artırımına olanak verir.
En yaygın kullanılan PCI Express yuvası genelde ekran kartları için kullanılan 16 geçitli versiyondur; yani “PCI Express x16” diye bildiğimiz kavramdır.
x16 yuvanın sağladığı bant genişliği ekran kartları hariç diğer birimler için ihtiyaçlarından fazladır.
Bu sebeple şu anda genel kullanımda en yaygın PCI Express yuvaları x1 ve x4 olmaktadır.

 

PCI Express 2.0

PCI Express 2.0, PCI Express spesifikasyonunun ikinci sürümüdür.
En belirgin özelliği ikiye katlanmış transfer hızlarıdır.
1.1'de hat başına hız 2.5 GB/s olan hız, 2.0 versiyonunda 5.0 MB/s’ ye çıkmıştır.
PCI Express 2.0 versiyonu, 1.1 versiyonu ile geriye yönelik uyumludur.

 

Riser

Riser, kelime anlamı olarak “basamak” veya “yükseltici” kavramlarını ifade eder.
PCI açısından riser kartlar veya riser slotlar, özel lokasyon ve yön değişimlerini sağlayan “yükselticilerdir”.
Bazı kartlar, özel PCI slot konumları kullanırlar.
ACR, AMR ve CMR olarak 3 ana standardı vardır.
Ancak ACR en güncel “Riser” standardıdır.
Kullanımı nadir olsa da güncel bazı anakartlar üzerinde de görebilirsiniz.
Genelde bu slotlar, kombine özel cihazlar ile birlikte gelmektedir.

 

Sistem Kaynakları

Genişleme kartları dahil bilgisayarlarda bulunan bütün bileşenlerin işlemci ile haberleşmeleri gerekir.
Bu iletişim BIOS ya da sürücü komutları ile sağlanır.
Aslında bilgisayarda BIOS ya da sürücü komutları şeklinde yalnızca işlemci "konuşur", bileşenler ise yalnızca işlemcinin komutlarına tepki verirler.
Haberleşmeyi “Sistem Kaynakları” altında 4 başlığa bölebiliriz:
Girdi/Çıktı (I/0) adresleri…
Kesme talepleri (IRQ’lar)…
DMA kanalları…
Bellek adresleri…
Sistem kaynakları ile ilgili ayarlamalar günümüzde otomatik olarak yapılır.

 

I/O Adresleri

İşlemci bir bileşene komutu I/O adresi olarak adlandırılan bir dizi “1” ve “0” kullanarak gönderir. Aygıtlar da kendilerine gelen komutlara cevap verirler.
İki bileşen aynı I/O adresini kullanamaz. Bu durum bütün sistemi çökertir.
Hiçbir bileşenin aynı I/O adresini kullanmadığından emin olmak için, bütün I/O adresleri standarda uygun olarak önceden ve otomatik olarak ayarlanır.
Eski sistemlerde bu ayarlamaları yapmak için anahtar veya jumper kullanılırdı.

Adres yolları her zaman 32 bittir.

Aygıt Yöneticisi ve I/O Adresleri

Bilgisayarınızdaki bütün bileşen adreslerini "Aygıt Yöneticisi“ kısmından görebilirsiniz.
Adres aralıkları bir sürü 1 ve 0’lar yerine, onaltılık tabanda gösterilir.
000000000000000000000001111100 = 000001F0
[000001F0 – 000001F7] Primary IDE Channel
Bu ekrandan da görülebileceği gibi çoğu aygıt birden fazla I/O adresi; yani adres genişliği alır.
Görünen ilk I/O adresi, o aygıtın temel I/O adresidir.

 

Interrupts / Kesmeler

Şimdi “Interrupts” kavramını ele alalım.
Bir bilgisayarda bileşenlerin ihtiyaç duyduğunda işlemciye erişmesi gereklidir.
Bir talep geldiğinde, örneğin klavyeden bir tuşa basıldığında, bir mekanizmanın işlemciye her ne yapıyorsa durması ve bu bileşenle konuşması gerektiğini söylemesi işlemi, “Interrupt” yani kesme işlemdir.
Birden çok donanımdan gelen INT, yani kesme talepleri, “I/O gelişmiş programlanabilir kesme kontrol birimi” tarafından yönetilir.
IOAPIC, yani I/O Advanced Programmable Interrupt Controller, bir nevi trafik polisi işlevi görür.
Donanımlar, kendi kimliği olan belli bir 1 ve 0 dizilimi ile kesme isteklerini IOAPIC’e iletir.
Donanımlara ait bu özel 1 ve 0’lar ise, IRQ  (Interrupt Requests) yani kesme istemleri olarak adlandırılırlar.

 

IRQ: Interrupt Requests

IRQ’lar, donanımların sayısal adresleridir.
CPU’nun kesme kaynağını anlamasını sağlarlar ve kesme önceliğini belirlerler.
Bazı IRQ adresleri, yaygın olarak standart kullanılırlar.
Örneğin IRQ1 Klavye, IRQ4: COM1, IRQ12 ise PS/2 Fare tarafından kullanılır.
IRQ9 ise, IRQ kontrol biriminin kendisine aittir ve IOAPIC bağlantı noktasıdır.
Tak ve Çalıştır (Plug and Play) yeni bir aygıt takıldığında gerekiyorsa IRQ ataması otomatik olarak yapılır.

 

Eski IRQ Ayarlamaları

Eski sistemlerde IRQ ayarlamaları, “DIP Switches” ve “Jumper Blokları” ile yapılırdı.
Plug and Play / Tak ve Çalıştır sistemi ile bu anahtarlar tarihe karışmıştır.

 

COM ve LPT Port için IRQ

Bilgisayar ilk çıktığında, her aygıtın I/O adresi ve IRQ değerleri manüel olarak ayarlanmak zorundaydı.
IBM bunu kolaylaştırmak için o dönemde en sık kullanılan seri ve paralel portlar için önceden belirlenmiş ve ayarlanmış I/O adresleri ve IRQ kombinasyonları oluşturdu.
Tabloda bu standart değerleri görmektesiniz.
Bu sistem günümüzde de aynen takip edilmektedir.

 

DMA: Direct Memory Access

Sistem kaynaklarının dördüncü kapsamı, DMA yani “Direct Memory Access” dir.
Bildiğiniz gibi CPU, sürekli komutlar ve veriler ile işlem yapar.
Dosyalar sabit bellekten RAM’e taşınır, yazılacak veriler RAM’den yazıcılara aktarılır, görüntüler tarayıcılardan RAM’e gönderilir…
Basit veri aktarım işlemleri için CPU’yu meşgul edip, sistemin geri kalanını atıl bekletmek mantıklı değildir.
DMA sistemi, işlemciyi kullanmadan direkt belleğe erişim sağlayan sistemdir. Böylece işlemci daha “önemli” hesaplamalarla uğraşabilecektir.
DMA; oyunlarda arka fon seslerinin oluşturulması, sabit disk ile RAM arasındaki veri aktarımları gibi bir çok işlemde yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

DMA Kontrolcüsü

DMA kontrol birimi, birden fazla aygıtın DMA kanallarını kullanmasını yönetir.
Bunun için DMA IRQ’ya benzer bir sistem kullanır.
Klasik DMA sistemi, CPU bir hesaplamayla meşgulken ve harici veri yolunu kullanmıyorken, bu yoldan veri aktarımı yapar.
DMA’nın yavaş olması ve 16 bit veri aktarımı kısıtları sebebiyle yerini daha gelişmiş versiyonlarına bırakmıştır.

 

Ultra DMA / Bus Mastering

Klasik DMA sisteminin yerini alan sistem, “Bus Mastering” sistemidir. Ancak PC dünyasında bu kavram “Ultra DMA” kavramının arkasına gizlenmiş durumdadır.
Bu sistemler klasik DMA sistemini de desteklemekle birlikte, DMA’yı DMA kontrol birimini kullanmaksızın kullanmaktadır.
“Bus Master” desteği olan her aygıtın üzerinde harici veri yolunu gözetleyen devreler vardır.
İki farklı cihaz aynı anda dış veri yolunu kullanamayacağından olası çakışma durumlarında kendileri yol kullanımını durdururlar.
Bu sistem özellikle sabit disklerde çok popüler olmuştur. Bütün modern sabit diskler "bus master" sisteminin avantajlarını kullanmaktadırlar.

 

Bellek Adresleri

Bazı genişleme kartları tıpkı RAM sistemlerindeki gibi bellek adreslerine ihtiyaç duymaktadırlar.
Bir kartın bellek adreslerine ihtiyaç duymasının iki nedeni olabilir.
İlki, kartın kendi tümleşik RAM belleği olması ve bunun işlemci tarafından adreslendirilme gerektirmesidir.
İkinci nedense, bazı kartların tümleşik ROM’lara sahip olmasıdır.
Her iki durumda da RAM ya da ROM bellek, işlemcinin bu belleklere erişimini sağlayabilmek için ana sistem belleğinden bellek adresi çalmak zorundadır.
Bu işleme bellek adresleme adı verilir.
Buradaki kilit faktör, tıpkı I/O adresleme, DMA kanalları ve IRQ’larda olduğu gibi bellek adreslemenin de tamamen otomatik olarak yapılmasıdır.

 

Genişleme Yuvalarına Kart Takılması

Genişleme kartlarının takılması 4 temel adım gerektirir.
Sistem ve işletim sistemi ile uyumlu kartın tespit edilmesi…
Kartın ve anakartın zedelemeden düzgün bir şekilde genişleme yuvasına monte edilmesi…
İşletim sistemi için gerekli sürücülerin temin edilmesi…
Bütün kart fonksiyonlarının gerektiği gibi çalıştığının doğrulanması…
Şimdi bu adımları detaylı şekilde ele alalım.

 

Bilgi Toplama ve Uyumluluk

Genişleme yuvalarına kart takmadan ilk adımınız bilgi toplama ve uyumluluktur.
Öncelikle aygıtın, sistem ve işletim sisteminizle uyumluğunu araştırın. İşletim sisteminiz için gerekli sürücüleri bulabilecek misiniz?
Bunun için bakacağınız en sağlıklı kaynaklardan birisi, “Windows Hardware Compatibility List”, yani donanım uyumluluk listesidir.
Bunun yanında kartın kurulumu ile ilgili özel gereksinimler olup olmadığını da incelemelisiniz.
Örneğin bazı kartların sürücülerini sisteme takmadan önce kurmanız gerekiyor olabilir.
Yeni kartın muhtemel olarak çakışacağı bir  donanımın olup olmadığı da araştırılmalıdır. Bu konuda internet üzerinden kısa bir tarama yapmanız, yeterli fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır.
Bir diğer önemli faktör de, kasanızın içinde fiziksel olarak takabileceğiniz alanın mevcut olup olmadığıdır?
Kasanızdaki tüm genişleme yuvaları dolu olabilir veya diğer genişleme kartları yeni kartın takılması için engel teşkil edebilir.
Elbette bu bilgileri mümkünse satın alma işleminden önce edinin.


Fiziksel Kurulum: Uyarılar

Yeni bir kartı kart, anakart ya da her ikisine de zarar vermeden başarılı biçimde takmak için dikkat etmeniz gereken noktalar vardır.
İlk iş olarak kasayı elektrikten kesin ve ESD, yani elektrostatik boşalma ile ilgili tedbirleri mutlaka alın.
Kartı takarken ya da çıkarırken yalnızca kenarlarından tutun. Kartı slot bağlantılarından tutmayın.
Yüzeyindeki bileşenlerin hiç birine dokunmamaya çalışın.
Hiç bir zaman kartı geniş açılı olarak takmayın ya da çıkarmayın. Elbette hafif bir açı kabul edilebilir ve hatta kartı yerinden çıkarırken gereklidir de.
Çalışmayan genişleme kartları
durumunda slot bağlantı yerlerini temizlemeye çalışmayın; bu işlem çoğu zaman gereksizdir.

 

Montaj

Montaj işlemi sırasında kartı doğru açı ile slota yerleştirin ve bir bağlantı vidasıyla kasaya sabitleyin.
Bu şekilde kartın oynamasını ve diğer aygıtlarla temasını önlemiş olursunuz.
Tam yerleşmiş bir genişleme kartı, anakart da düzgün takılmışsa, bilgisayarın arkasına hizalı bir şekilde oturacaktır.
Kartın takma kısımları ve kasanın üzerindeki vida deliği arasında hiç boşluk kalmayacak biçimde oturur.
Eğer kart düzgün oturtulursa, slotun üzerinde temas kısmı da hiç görünmeyecektir.

 

Aygıt Sürücüleri / Device Drivers

Önceki bölümlerden anakartın üzerinde takılı ya da sonradan eklenen bütün aygıtların BIOS’a gereksinim duyduğunu öğrenmiştiniz.
Genişleme kartlarında BIOS "aygıt sürücüsü", diğer bir ifade ile yazılım destek programları şeklindedir ve kartla birlikte gelen bir CD’den yüklenir.
İşletim sistemleri de çok sayıda aygıtın sürücüsünü bünyesinde bulundurur.
Çoğu zaman, aygıt sürücüsünü aygıtı taktıktan sonra yüklemeniz gerekir. Bilgisayar dünyasında USB ve FireWire bunun dışındadır.
USB ve FireWire cihazlarının sürücülerini sisteme takmadan önce yüklemelisiniz.

 

Doğru Sürücüleri Bulmak

Aygıtınız için en iyi sürücünün elinizde olduğundan emin olmak için her zaman üreticinizin Web sitesine bakmalısınız.
Aygıtla birlikte gelen sürücüler iyi çalışabilir, ancak Web sitesinde yeni ve daha iyi bir sürücü bulma şansınız yüksektir.
Daha yeni sürücülerle çalışmak çoğunlukla aygıtınızın daha stabil çalışmasını sağlar.

 

Sürücülerin Kaldırılması

Bazı kartlar (ve özellikle ekran kartları) yeni aygıtı yüklemeden önce aynı tipteki eski sürücüleri kaldırmanızı gerektirir.
Bu işlem için öncelikle aygıt yöneticisi ekranında donanımınızı bulun.
Daha sonra aygıt sürücüsünün üzerine sağ tuşla tıklayın ve "Sürücüyü Kaldır“ veya “Uninstall” seçeneğine tıklayın.
Çoğu aygıtın, özellikle de ek uygulamalarla gelenlerin, denetim masasında "Program Ekle / Kaldır“ bölümünde sürücüyü kaldırma seçeneği bulunur.
Eğer böyle bir seçenek varsa, sürücüyü kaldırmak için bunu tercih edin.

 

Onaysız Sürücüler

Donanım geliştiricileri aygıt ve sürücülerini test için Microsoft "Windows Donanım Kalite Laboratuarları"na gönderirler.
WHQL’den geçen donanım ve sürücüler "Designed for Windows Logo" yani "Windows için tasarlanmıştır" logosunu taşımaya hak kazanır.
Ancak bütün sürücü üreticileri WHQL süreci ile uğraşmak istemez ve yazılımları Microsoft’tan dijital imza edinemez.
Böyle bir aygıt sürücüsü yüklemeye çalıştığınızda bir imzasız sürücü uyarsı alırısınız.
İmzasız sürücü uyarısı sürücülerin kötü olduğu veya çalışmayacağı anlamına gelmez.
Bu sürücüler de genellikle çalışır. Firmalar ekstra maliyete girmemek için bu yolu tercih edebilmektedir.

 

Yeni Sürücünün Yüklenmesi

Yeni bir sürücüyü kurmak için değişik alternatifler vardır.
Kurulum uygulamasını kullanmak…
Denetim masasındaki "Donanım Ekleme Sihirbazı"nı kullanmak…
Aygıt yöneticisindeki tanımsız aygıta sürücü dosyalarını göstermek, en başta sayılabilecek olanlarıdır.
Kurulum uygulamaları sürücülerin yanında fazladan programları veya servisleri de içerir.
Birinci yöntem dışındaki diğer yöntemler sürücüler haricinde ek bir şey kurmaz.
Ancak bazı donanımların özelliklerini tam kullanabilmeniz için kurulum uygulaması ile gelen yazılımlara ihtiyacınız olabilir.
Bu noktada tercih sizin!

 

Önceki Sürücüye Geri Dönüş

Yanlış veya sorunlu bir sürücü yüklemeniz durumunda eski sürücüye dönme ihtiyacı duyarsınız.
Bu işlem için windows işletim sistemlerinde bir seçenek bulunmaktadır.
Bu özellik Aygıt Yöneticisi içerisinde, ilgili aygıtın “Özellikler” kısmında yer alan “Sürücü” sekmesindedir.

 

Doğrulama

Kurulumdaki son adımda, aygıtın düzgün çalıştığını doğrulamak için kurulumun sonuçlarını inceleyin.
Kurulumdan hemen sonra aygıt yöneticisini açarak Windows’un aygıtı gördüğünü doğrulayın.
Ardından da aygıtın çalıştığını görmek için işlevlerini kullanarak kontrol edin.
Eğer çalışıyorsa, iş tamamdır!

 

Hataların Giderilmesi

Genişleme kartlarındaki sorunların başında kurulum hataları ve sürücü problemleri gelir.
Genellikle aygıt yöneticisinden gerekli kontrolleri yaptıktan sonra aygıt yeniden kurulmalıdır.
Sorunun kurulum işleminde değil de aygıtta olduğunu düşünüyorsanız, başka bir sistem üzerinde sorunlu kartı veya varsa çalıştığını bildiğiniz başka bir kartı sisteminizde denemelisiniz.
Diğer derslerde anlatılan sorun giderme metodolojisi burada da geçerlidir.

 

Aygıt Yöneticisi ve Sorun Giderme

Aygıt yöneticisi sorun gidermede size 2 şekilde yardım eder. Ya yani aygıtınızı göstermez veya sorunlu olarak listeler ve sorun hakkında bilgi verir.
Aygıt yöneticisi yeni yüklenmiş bir aygıtı göstermiyorsa şu adımları izleyin;
Aygıtın düzgün takıldığından emin olun…
Gerekiyorsa güç bağlantılarını kontrol edin…
Onboard bir aygıt ise CMOS’dan kapatılmadığından emin olun…
Ve son olarak yeni donanım algılamasını çalıştırın.
Aygıt yöneticisi doğru takılarak yüklenmiş bir aygıtı gösterir, ancak yanlış giden bir şey varsa bunun ne olduğuyla ilgili ipuçları verir.

 

Aygıt Yöneticisi Uyarıları

Aygıt yöneticisinin yeni bir aygıtı görmediği zamanlar çok nadirdir.
Daha genel olarak aygıttaki sorunlar kendilerini aygıt yöneticisinde hata ikonları olarak gösterirler.
Sarı bir daireyle çevrelenmiş siyah ünlem işareti Windows’un aygıtı tanımadığını ya da aygıtın sürücüsünde bir problem olduğunu gösterir.
Kırmızı bir çarpı işareti ise etkisizleştirilmiş aygıtı gösterir. Bu genelde manuel olarak kapatılmış ya da hasar görmüş bir aygıta işaret eder.
Beyaz bir alandaki mavi “i” simgesi ise, bir aygıttaki sistem kaynaklarını birinin manuel olarak ayarladığını gösterir.

Kaynak : TAGEM

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Yorum yapılmadı.


Leave a comment

(required)

Geri izleme yok.