SYSTEM UZMANI COZUM URETEN UZMAN DOST

7Haz/110

Giris ve Cikis Birimleri

Input / Output

 

Genel Amaçlı Bağlantı Portları

Bilgisayarda kullanılan bazı portlar genel amaçlıdır.
Seri portlar, paralel portlar, USB portları ve FireWire portları gibi genel amaçlı portlara, çok farklı çeşit ve şekillerde aygıtlar bağlanabilirler.

 

Seri Portlar

Seri portların görevi,paralel ve seri aygıtlar arasında veriyi dönüştürmektir.
Çünkü genişleme yolları paralel iletişim ve çoklu veri telleri kullanırken, bir çok I/O aygıtı tek bir tel üzerinden seri iletişim kullanır.
Dolayısıyla da I/O aygıtlarından gelen verilerin bilgisayarda kullanılabilmesi için paralele dönüştürülmesi veya bunun tersi gereklidir.
Geleneksel bir seri port iki kısımdan oluşur; fiziksel 9 pinli bağlayıcı ve seri bilgi ile paralel bilgi arasında dönüşüm yapan UART adı verilen bir yonga.
RS-232, seri portla ilgili her şeyi; hangi hızda iletişim yaptıkları, kullandıkları dil, hatta bağlayıcıların nasıl göründüğünü tanımlayan çok eski bir standarttır.
RS-232 standartları iki seri aygıtın birbirleriyle 8 bit uzunluktaki veriler ile konuşmaları gerektiğini belirtir. Fakat hız ve hata kontrolü gibi diğer alanlarda esnektirler.
Yeni bir bilgisayarda gerçek bir seri port aygıtı bulmak zordur. Çünkü seri portlarda kullanan bir çok aygıt, yerini özelikle USB gibi daha iyi arabirimlere bırakmıştır.
Fiziksel seri portlar da yeni bilgisayarlarda giderek azalmaktadır.

Seri Aktarım

Seri iletişimde veri aktarımı şekilden de görebileceğiniz gibi her zaman aralığında bir bit gönderilecek şekilde olmalıdır.
Şekildeki tepeler “1” değerini alt taraflar ise “0” değerini simgelemektedir.
Veri gönderilmediği durumda hat 1’dir. Yani stop biti de 1’dir.
Hat 1’den 0’a geçtiğinde alıcı taraf artık karşı tarafın veri göndermeye başlayacağını algılar ve sonraki belirlenen miktarda veriyi alıyor.
Dolayısı ile start biti de 0 olmaktadır.

 

Seri Port Ayarları

Seri port, bilgisayar bakımının eski günlerine bir geri dönüştür ve bilgisayarınızda bulabileceğiniz elle ayarlanmış en son porttur.
Seri portu ayarlamak için aygıt yöneticisinde COM portu bulun ve özellikler kısmında port ayarları sekmesine gelin.
Bir seri portu ayarlarken, ayarlamanız gereken ilk şey saniyedeki bit hızıdır.
Bir seri port 75 bit per second ile 128000 bps hızları arasında çalışabilir.
Sonra, verinin "chunk" yani miktar parametresini ayarlamalısınız.
Chunk, veri yığınlarının boyutudur ve 7 yada 8 bit miktarında aşağı ve yukarı şekilde hareket eder.
Stop yani durdurma biti parametresi, bu veri yığının sonunu belirtmek için bir durdurma biti kullanılıp kullanılmayacağını belirler.
Seri portlar hata kontrolü için ve verici aygıtın gönderilen verinin üstüne yükleme yapıp yapmadığını kontrol etmek için eşlik (parity) biti kullanırlar
Bu ayarlar seri iletişimde bulunacak iki aygıt için de aynı şekilde ve donanım kılavuzuna göre elle ayarlanmalıdır.

 

Seri Kablolar

Kablolar sadece tek yönde kullanılabilir; bir tarafta erkek, diğer tarafta dişi bağlayıcı vardır.
Çoğunlukla 9 adet pin üzerinden haberleşme sağlanır.
Bu standart kablonun dışında bilgisayarlar arası bağlantı sağlayan “Cross” kablolar da vardır.
Bu kablonun her iki ucu da dişi bağlayıcıya sahiptir. Çapraz PIN’lerden oluşur ve null modem kabloları olarak da bilinirler.


PIN Numaraları

Burada seri iletişimde kullanılan pinleri görmekteyiz.
Bu pinlerden özellikle “receive transmit” ve “signal ground” pinleri önemlidir.
Bu pinlerin bağlı olması seri iletişim için yeterli olmasına rağmen, ekstra işlevler yüklenen pinlere de sahiptir.
Ayrıca klasik 9 pin dışında , 25 pin seri bağlayıcılar da vardır.

Cross Kablo Yapısı

Az önce Cross kablolardan bahsetmiştik ve pinlerin çaprazlandığından bahsetmiştik.
Tabloda cross bir kablonun iki ucundaki pin numaraları verilmektedir.
Dikkat ederseniz alma gönderme sinyallerinin çaprazlanmış olduğunu görürsünüz.

Paralel Aktarım ve Paralel Port

Paralel aktarımda, seri aktarımın tersine bir saat çevriminde birden fazla bit iletilir.
Daha önce de belirttiğimiz gibi genişleme yolları paralel iletişim ve çoklu veri telleri kullanır. Dolayısı ile seri portta olduğu gibi bir çevirici yongaya ihtiyaç yoktur.
Paralel portlar da, seri port gibi yerini USB arayüzüne bırakmaktadır. Ancak halen bir çok bilgisayarda paralel port görebilirsiniz.
Genellikle LPT Port adıyla bilinen 25 pin dişi bağlayıcıya sahiptir ve yazıcılar tarafından kullanılır.
Bu yüzden bir çok kişinin bu porta yazıcı portu dediğini duyabilirsiniz.

 

Paralel Kablolar

Paralel kablolar, seri kablolarla benzer özelliktedirler.
Aynı şekilde sadece tek yönde kullanılabilirler. Yani bir tarafta erkek, diğer tarafta dişi bağlayıcı vardır.
Seri porttan farklı olarak sitem ünitesine bağlanan kablo ucu erkek bağlayıcıdır.
Paralel kabloların yaygın kullanılmayan farklı tip türevleri de vardır. Bu eğitim kapsamında bunları öğrenmeniz gerekmemektedir.

 

USB Portu

USB aygıtların temel özelliklerini incelediğimizde en önemli özellik olarak “Hot-Swappable” özelliğini görürüz.
Hot-swappable, aygıtların bilgisayar açıkken takılıp çıkarılabilecekleri anlamına gelmektedir.
USB aygıtlar aynı zamanda “plug and play” yani tak ve çalıştır özelliktedir. Fiziksel bağlantıyı yaptıktan sonra aygıt kendi ayarlamalarını kendisi yapmaktadır.
Bazı özelleşmiş aygıtlarda ise işlevlerini tam anlamıyla yerine getirebilmeleri için driver yüklemelisiniz.
USB portlarının en önemli özelliklerinden birisi de, daha önceki alternatifi olan seri porta göre oldukça yüksek miktarda veri transfer hızlarına ulaşabilmesidir.
Bunun yanı sıra USB aygıtların veri yolundan aldıkları sınırlı miktardaki gücü aygıtlara aktarabilme özelliği de vardır.

 

USB Portlarını Anlamak

USB bağlantısının esası, “USB host controller” yani USB kontrolcüsüdür.
Bu kontrolcü, USB aygıtına bağlanan her şeyi kontrol eden ve genellikle bir yonga seti halinde üretilmiş bir entegredir.
İç kontrolcünün içinde bir “USB root hub” yani kök hub vardır.
Bu parça USB portlara fiziksel bağlantıyı gerçekleştiren bölümdür.

 

USB Kontrolcüsü Özellikleri

Tek bir root hub tarafından kaç tane USB port girişi kullanacağı belirtilmemiştir. Eskiden sadece 2 tane olan USB portu sayısı şu anda 10 civarındadır.
Bir root hub belli bir sayıda portu desteklese bile, bu anakartın da aynı desteğe sahip olacağı anlamına gelmez.
USB kontrolcüsüne bağlanabilecek port sayısı ile üretilen fiziki bağlantı noktasının aynı olmamasının en temel sebebi maliyettir.
Bütün USB kök hub'ları birçok yönüyle genişleme veri yollarıyla aynıdır.
Tek bir kontrolcü / hub üzerinden bağlanan USB aygıtlar aynı veri yolunu kullanır.
Bu durum birden çok aygıt kullanıldığında performans problemine neden olabilir.
Çoğu USB aygıt, kendinden güç beslemeli olmasına karşın, bazı aygıtlara veri yolu üzerinden elektrik gücü verilir.
Çok fazla yoldan güç beslemeli aygıt kullanılması, veri yolundan çok fazla güç alınmasına sebep olur ve bu iyi bir şey değildir.

 

USB Versiyonları

USB, bugün itibariyle üç temel hıza sahiptir; “low”, “full” ve “hi-speed”…
“Low-Speed” yani düşük hız, 1.5 MBps hıza sahip iken, “Full-Speed” yani tam hızlı aygıtlar 12 MBps’e kadar hıza sahiptir.
“Hi-Speed” yani yüksek hızlı USB’ler ise 480 MBps’e kadar çıkabilmektedir.
USB 1.1 versiyonu Low-Speed ve Full-Speed çalışırken, Hi-Speed hız USB 2.0 versiyonu ile gelmiştir.
USB’nin üç temel hıza sahip olduğunu söyledik ama yakın zamanda dördüncü hız ile tanışmamız bekleniyor.
2010’da çıkacak olan USB 3.0 ile USB 2.0’a göre hızın 10 kat artması beklenmektedir.
Bu yeni hız grubu “Super-Speed” olarak adlandırılacak olup, 5 GBps hız vaat etmektedir.
USB hızları ile ilgili unutulmaması gereken en önemli şey, hızın bir kontrolcü üzerindeki toplam hız olduğudur.
Aynı kontrolcü üzerindeki aygıtlar, söz konusu toplam hızı paylaşırlar.
Bütün USB aygıtları üç değişik hız türünden birinde çalışmak üzere ayarlanmıştır. İlk USB standardı, sürüm 1.1 ile gelen düşük hız (low-speed) USB ve tam hız (full-speed). Sürüm 1.1'deki düşük hız (fare ve klavye için yeterli olan) 1.5 Mbps, tam hız ise 12 Mbps olarak çalışmaktadır.
Daha sonra USB 2.0 standardı 480 Mbps’de çalışan yüksek hız (hi-speed) USB’yi tanıttı. Sanayide, düşük hız ve tam hız USB’ler USB 1.1 olarak ve yüksek hız USB’ler ise USB 2.0 olarak belirtilirler.
Daha hızlı iletim oranına ek olarak, yüksek hız USB daha yavaş USB standartları altında çalışan eski aygıtlarla tamamen uyumludur. Her şeye rağmen, bu eski aygıtlar olduklarından daha hızlı çalışmayacaklardır.
Üstteki slayt ile birleştirilmeli
En hızlı USB hızını elde etmek için yüksek hız USB aygıtlarını, yüksek hız USB kablosu kullanarak, yüksek hız USB portlarına bağlamalısınız.
Yüksek hız USB aygıtlarını, (1.1 sürümü ile gelen) tam hız USB portuna bağladığınızda da çalışır. Ancak gene de 12 Mbps’de çalışırlar. Eski uyumluluklar en azından yeni USB aygıtlarını eski portlarda kullanmanıza izin verir. Ama 240 Mb’lık bir dosyayı 480 Mbps yerine 12Mbps’de gönderdiğinizde çok daha fazla bir zaman almaktadır.
Hızlarla ilgili bir önemli nokta da burada verilen hızların teorik hızlar oluşu ve bu hızın hattı kullanan tüm USB aygıtlar arasında paylaştırılmasıdır. Buradaki hız verisi bus’ın toplam hızını belirtmekte kullanılmaktadır.
Anakart üreticileri sistemlerine USB 2.0 sunucu denetleyicisi eklediler ve bunu çok zekice bir yöntemle yaptılar. USB 2.0 kontrolcüsünü USB 1.1 kontrolcüsünden farklı yapmak yerine her ikisini de bağlı tüm USB portlarını paylaşabilecekleri bir sistem tasarladılar. Bu yöntemle hangi USB portunu seçtiğiniz önemli olmamaktadır. Eğer tam hız yada düşük hız aygıtlarını aktif ederseniz, 1.1 sunucu kontrolcüsü görevi devralır. Yüksek hız aygıtları aktif ettiğinizde ise USB 2.0 kontrolcüsü göreve geçer. Zekice ve kullanışlı!

 

USB Aygıt Sınıfları

USB aygıtlar, kendi içlerinde sınıflara ayrılmaktadır.
Her sınıfın kendine özgü özellikleri bulunmaktadır. Ancak genel olarak temel ayrım hızdır.
Örneğin klavye ve fareler yüksek oranda veri aktarım hızına gerek duymayan HID, yani insan arayüz aygıtı sınıfına dahildir.
Buna karşın flash diskler ise yüksek veri aktarım hızına sahip “mass storage” sınıfına ait üretilirler.

 

USB Sembolleri

Üstte yer alan ve siyah bağlantı oklarından oluşan logolar, USB bağlayıcıların üzerinde yer alır.
USB 1.1 ve 2.0 bağlayıcı simgeleri aynıdır; çünkü 2.0 sürümü geriye dönük uyumludur ve aynı tip bağlayıcıları kullanırlar.
Yakın zamanda gelmesi beklenen USB 3.0’da ise, bağlantı türü değişmektedir ve bu sebeple bağlayıcı logosu da değişmiştir.
Diğer USB logoları ise, USB uyumlu olan aygıtların üzerinde bulunmaktadır.

 

USB Bağlayıcı Tipleri

USB 1.1 ve 2.0 için 6 tip bağlayıcı türü vardır; USB-A, USB-B, Mini-A, Mini-B, Micro-AB, Micro-B
USB bağlayıcılar, erkek ve dişi tipte bulunabilirler ve bu sayede kablolar birbirlerine de takılabilirler.
Bu bağlayıcılardan Mini-A tipi, “deprecated” durumundadır; yani devamlılığı yoktur.
Deprecated kavramı; halen kullanımda olan, ancak üzerine yeni bir standart geliştirildiğinden kullanımı tavsiye edilmeyen ve gelecekte desteği kaldırılacak olan spesifikasyonları tanımlar.

 

USB Kablo Türleri

Anakartlar üzerinde çoğunlukla USB-A türü bağlayıcı yer alır.
Aygıta bağlanan uç türü ise, üreticilere göre değişir.
Tabloda, USB kabloların iki ucunda olabilecek bağlayıcı tipleri gösterilmektedir.
Tablodaki sistem ünitesi kolonunda yer alan tipler, kablonun kasaya veya daha doğru ifadesiyle USB aygıtı çalıştıracak ana üniteye olan bağlantıları gösterir.
Buna göre bir kablonun sistem ünitesinde bağlanan ucu USB-A tipi ise, aygıta bağlanan ucu standartlara göre Micro-B, Mini-B veya USB-B olabilir.
Ancak yine tabloda standartların dışında da kablo uçları olduğunu anlıyoruz. Kasaya bağlanan ucu USB-A olup, aygıta bağlanan ucu Micro-AB veya USB-A olan kablolar da vardır.
Yine tablodan yaptığımız okumaya göre kasaya bağlanan ucunda USB-B olan kablo standartlar arasında yoktur.

 

USB Bağlayıcı Uyumluluğu

Daha önce USB bağlayıcıların, erkek ve dişi tipte bulunabildiğini ve bu sayede kablolar birbirlerine de takılabildiğini söylemiştik.
Bağlayıcıların uyumluluğu hem kabloların birbirine takılabilmesi, hem de kabloların aygıtlara takılabilmesi noktasından aynen geçerlidir.
Farklı tipteki bağlayıcıların birbirlerine takılabilirliği farklıdır.
Mantıksal olarak USB-A dişi bir bağlayıcı, USB-A erkek bir bağlayıcı ile sorunsuz uyuşacaktır.
Bu mantık tüm uçlar için geçerlidir; yani her tür kendi türünden erkek ve dişi bağlayıcılarla sorunsuz bağlanabilir.
Bunun dışında Micro-AB türü bağlayıcının hem kendi türü ile, hem de Micro-B türü bağlayıcı ile bağlanabildiğini görmekteyiz.

 

USB Bağlayıcı PIN’leri

USB bağlayıcıları 4 Pin’den oluşur.
1 pin +5V güç bağlantısı için, 2 pin veri bağlantısı için, 1 pin ise toprak bağlantısı için kullanılır.
USB aygıtları tek şekilde takabildiğinizden aygıtınıza ters polarizasyonda bir akım verme gibi bir probleminiz bulunmamaktadır.
Bilgisayar parçalarının tümünde olduğu gibi USB portunun sağladığı akım da, doğru akımdır.
Pinlerle ilgili bu bilgiler tüm USB bağlayıcı türlerinde aynıdır.

 

USB 3.0 PIN ve Kablo Durumu

USB 3.0 pin ve kablo durumunda ise standartlar henüz netleşmemiştir veya daha doğru ifade ile henüz net bilgiler edinilememiştir.
USB 3.0 ile ilgili kesin olan bilgi, bağlayıcıların geriye dönük uyumlu olmadığıdır.

 

USB Hub’lar

USB çoklayıcı olarak da tabir edilen “USB Hub” kullanılmasının 2 temel sebebi vardır.
USB kabloları 5 metreden uzun olamaz. Uzak mesafedeki aygıtların bağlanmasında USB hub’dan faydalanılabilir.
Her USB sunucu kontrolcüsü aslında 127’den fazla USB aygıtını destekler.
Fakat önceden bahsedildiği gibi, anakart üreticileri 6 ile 8 arası bir sayıda gerçek USB portu destekliyor.
Kablo uzunluğu sorunlarında olduğu gibi, fazladan porta ihtiyaç olduğunda da hub kullanabilirsiniz.
Hub’lar sadece çoğaltma amacı için kullanılacak ise dahili kart şeklinde olanları tercih edilebilir.
Bir çok Hub’ın kendi enerji beslemesi bulunmaktadır. Ancak bazı modelleri yoldan güç beslemelidir ve aşırı enerji kullanımı konusuna dikkat edilmelidir.

 

USB Enerjisi

USB, 5 volt ve 500 mA, yani 2.5 Watt’a kadar güç desteği verir.
Bu, hatta verilebilecek maksimum güçtür ve ve ancak küçük aygıtlar için yeterlidir
Eğer birden fazla aygıt varsa bu güç ihtiyaca göre aygıtlar arasında paylaştırılır.
Bu sebeple aşırı güç çeken aygıtlar kendi besleme adaptörleri ile gelirler ve doğrusu budur.
Kendinden güç beslemeli hub’lar güç çeken aygıtları destekler. Eğer aşırı güç çeken bir aygıtı kullanmaya mecbursanız, onu kendi güç beslemesi olan bir hub a takın.

 

USB Aygıtların Yüklenmesi

USB aygıtların yüklenmesinde öncelikle makinenizde cihazınızın hızını destekleyen bir USB portu bulunduğuna emin olun.
Modern sistemlerde çok sayıda USB portu bulunmaktadır ve çok azı USB 2.0 değildir.
Ayrıca anakartın üzerinde yer alan USB sayısı az olsa bile, kasaların ön panellerinde çoğunlukla 2 veya 4 USB portu anakart üzerine bağlanabilmektedir.
USB kurulumunun ilk ve çoğunlukla önemsenmeyen kuralı şudur; yeni bir USB cihaz için, sürücülerini aygıtı takmadan önce kurun.
Üreticinin cihaz için sağladığı kurulum yazılımını çalıştırın  ve sürücüleri ve uygulama yazılımını kurun.
USB aygıtı daha sonra sistem ünitesine bağlayın ve bilgisayarınız bir uyarı verirse yeniden başlatın.
Akis halde yeniden başlatmanıza gerek yoktur.

 

Microsoft USB Utility

Microsoft USB Utility, ücretsiz ve kurulumsuz bir yazılımdır.
Portlarınızı hızlıca gözden geçirmek için kullanacağınız en iyi araç olan bu yazılım, Windows’un tüm sürümleriyle çalışır.
UVCView, USB profesyonelleri tarafından USB cihazları sınamak için kullandıkları güçlü bir yazılımdır ve tipik bir bilgisayar teknisyenini ilgilendirmeyecek bir takım özelliklere de sahiptir.
Ancak "Hangi USB sürücü sistemime nerede takılı?" ve "Bu cihazın hızı nedir?" gibi iki önemli soruya hızlıca cevap verir.

 

Aygıt Yöneticisinde USB

Windows’ta USB yapılandırması için bakabileceğiniz diğer yer ise, aygıt yöneticisidir.
“Evrensel Seri Yol Denetleyicisi” altında USB hub’lar listelenmektedir.
Aygıt yöneticisinde, hub’ların güç özelliklerini gösteren bir “Güç” sekmesi vardır.
Bazen USB cihazların uyku moduna geçtiklerini ve uyanmadıklarını görürsünüz. Aslında sistem güç tasarrufu yapmak için onlara uyumalarını söyler.
Eğer önceden çalışan bir USB cihazınız, bir anda aygıt yöneticisinden kaybolduysa bu sorundan şüphelenebilirsiniz.
Bunu çözmek için, aygıt yöneticisindeki hub'ın "Özellikler" seçeneğine geri dönün.
Şekilde de gösterilen "Güç Yönetimi" sekmesinin altındaki "Güç kazancı sağlamak için, bilgisayar bu aygıtı kapatsın" seçeneğini kaldırın.

 

FireWire’ı Anlamak

FireWire, USB’den daha eski olmasına rağmen USB’nin bütün özelliklerine sahiptir.
FireWire, Apple tarafından icat edilmiştir ve bir derece hala onun kontrolü altındadır.
Denetimin tek kaynakta olması, FireWire’ın daha istikrarlı olmasını ve daha iyi aktarım yapabilmesini sağlar.
IEEE 1394 olarak da bilinen FireWire’ın 2 standardı vardır; 400 Mbps hızında çalışan 1394a ve 800 Mbps hızında çalışan 1394b.
FireWire Seri SCSI standardına dayanmaktadır.
USB 2.0’a kadar daha önde olan FireWire, halen dijital video alanına hakimdir.

 

FireWire Bağlayıcılar

FireWire için 2 tip bağlayıcı vardır; 6 ve 4 pinlik bağlayıcılar.
6 pin bağlayıcı çoğunlukla bilgisayarlarda kullanılan ve daha yaygın olandır.
Bu bağlantı USB'ye benzer olarak, cihaza güç sağlayabilme özelliğine sahiptir.
4 pin bağlayıcı ise çoğunlukla taşınabilir bilgisayarlar ile, kamera vb aygıtlarda kullanılır.
6 pinlik bağlantıdan farklı olarak cihaza güç sağlamaz.

 

FireWire Kablolar ve Bağlantı

FireWire, USB ile görünüş ve hızdan başka farklılıklar da barındırır.
USB’de bir cihazın doğruca bir porta takılması gerekirken, bir FireWire aygıt, hem bir porta doğrudan, hem de papatya dizilimi şeklinde birbirlerine bağlanabilirler.
Örneğin bir dijital video kamera ile harici sabit sürücü doğrudan kendi aralarında haberleşebilir ve "veri yolu yönetimi" (bus-mastering) özelliğini kullanırlar.
USB'de en fazla 127 aygıta destek verirken FireWire için bu rakam 63'dür.
En fazla kablo uzunluğu 4.5 m’dir. Hatırlarsanız USB'de bu uzunluk 5 metreye çıkmaktadır.

 

FireWire Enerjisi

FireWire cihazlar, USB cihazlardan daha fazla güç tüketir.
Ancak FireWire denetleyicileri daha yüksek voltajların üstesinden gelmek için tasarlanmışlardır ve sizi çok nadir de olsa cihazlar fazla güç çektiğinde uyarırlar.
FireWire 30 volt ve 1.5 amper, yani 45 Watt’a kadar güç desteği verebilir.

FireWire Aygıtların Yüklenmesi

Firewire’ın Apple kontrolü altında, yani denetimin tek kaynakta olmasının bir avantajı da kullanımının çok kolay olması olmaktadır.
FireWire aygıtlar için ek adaptörler veya aygıt sürücüleri yoktur .
İşletim sistemi aygıta IEEE 1394 standardına göre bağlanır ve sadece sisteme takılması yeterlidir.

 

Özelleşmiş Diğer I/O Portları

Şu ana kadar gördüğümüz seri port, paralel port, USB ve FireWire, genel I/O portlarıdır.
Bu portlar bir çok aygıt tarafından kullanılabilirler.
Bu genel portlarında dışında belirli bir işlev veya aygıt için özelleşmiş I/O portları da vardır.
Klavye ve fare bağlantıları için kullanılan mini DIN…
Ekran kartı çıkışları, yani monitör bağlantıları için kullanılan VGA, DVI, HDMI gibi çıkışlar…
Analog ve dijital ses girişleri ve çıkışları için kullanılan ses fişleri ve SPDF bağlayıcıları…
Coax gibi ses ve görüntü aktarımına yönelik özel bağlantılar…
Ağ ve telefon aygıtları için kullanılan RJ45 veRJ11 bağlantıları bunlara örnek olarak sayılabilirler.
Özelleşmiş I/O portları, kendileri ile ilgili diğer derslerin ilgili bölümlerinde detaylı olarak ele alınmaktadır.

 

Genel Port Sorunları

Kullandığınız hangi port tipi olursa olsun, eğer çalışmıyorsa kontrol etmeniz gereken birkaç konu vardır.
Tüm portlarda geçerli olan sorun giderme adımları vardır.
Her şeyden önce, sorunun bir aygıttan ziyade porttan kaynaklandığına emin olun.
Bunun için çalıştığına emin olduğunuz ikinci cihazı takıp, çalışıp çalışmadığına bakın. Eğer çalışmazsa, sorunun port kaynaklı olduğunu kabul edebilirsiniz.
Bu işlemin tersi de hiç fena fikir değildir, cihazı bilinen sağlam bir porta da takabilirsiniz.
Portun çalışmadığından tamamen eminseniz, kontrol edeceğiniz üç şey vardır.
Birincisi, portun açık olduğuna emin olun. Anakart üzerinde neredeyse her I/O portu, CMOS’dan kapatılabilir.
Windows aygıt yöneticisi de birçok portu kapamanıza izin verir. Şekilde görüldüğü gibi, kullanılamaz kılınmış bir paralel port üzerinde kırmızı bir X işareti konmuştur.
Aygıtı yeniden aktif hale getirmek için, cihaz simgesinin üzerine sağ tıklayın ve etkinleştir menüsünü seçin.
CMOS’dan etkin hale getirildiğini bildiğiniz bir portu aygıt yöneticisinde göremezseniz, portla alakalı fiziksel bir sorun olduğundan şüphelenebilirsiniz.
Çünkü Windows, bütün genel portlar için mükemmel yerleşik sürücülere sahiptir.

Fiziksel Port ve Fiş Hasarları

Portlara devamlı cihaz takılıp çıkarıldığı için, er geç fiziksel olarak bozulurlar.
Birçok port ve bu portlara uyan fişler, ufak iğneler ya da nispeten zarara karşı daha hassas, narin metal çerçeveler kullanırlar.
PS/2 fişleri, eğilmiş iğneler ve şekli bozulmuş çerçeveler için en iyi örneklerdir.
Bazı fiş hasarları giderilebilir veya telafi edilebilirdir.
Eğilmiş pinler cımbız yardımı ile düzeltilebilir veya alternatif fişler veya yuvalar kullanılabilirsiniz.
Port hasarları için genellikle lehimleme müdahalesi gerekir.

 

I/O: Giriş / Çıkış Aygıtları

Bu bölümde şu ana kadar I/O portlarını ve daha yoğun olarak genel I/O portlarını inceledik.
Eğitimim kalan kısmında ise, I/O: aygıtlarını inceleyeceğiz.
Giriş aygıtlarına örnek olarak klavye ve fare, tarayıcılar, dijital ve web kameralar, biometrik aygıtlar, dokunmatik ekranlar ve barkot okuyucular sayılabilir.
Çıkış aygıtlarına örnek olarak ise ekran kartları ve monitörler ile yazıcılar verilebilir.
Ekran kartları ve yazıcılar gibi çıkış aygıtları başka bölümlerde ayrıntılı şekilde ele alınmaktadır.
Çünkü bu dersin alt başlığı olamayacak kadar geniş kapsamlı bilinmesi gereken konulardır.
Bu derste sadece genel giriş aygıtlarını inceleyeceğiz.
Genel I/O cihazı dediğimizde ise akla ilk gelmesi gerekenler fare ve klavyedir.

Klavyeler

Klavyeler, halen bir bilgisayara veri girişi olarak kullanılan hem en eski, hem de halen birincil yoldur.
Windows herhangi bir klavye için gerekli temel sürücüleri mükemmel bir biçimde barındırır.
Sadece bazı özel tuşlar barındıran klavyeler özel sürücülerinin düzgün yüklenmiş olmasını gerektirir.
Eğer bir USB klavye kullanıyorsanız kurulumu etkileyecek tek konu CMOS’dan USB klavye desteğinin etkinleştirilmiş olmasıdır.
Bunun haricindeki karşılaşabileceğiniz diğer sorunlar, genel port sorunları kısmında anlatılmıştır.

 

Klavye Yapılandırması

Standart bir klavyede yapılandırılacak çok fazla bir şey yoktur.
İhtiyacınız olan tek yapılandırma aracı "Klavye Kontrol Paneli" uygulamasıdır.
Bu araç, yineleme gecikmesi yani klavyenin bir karakteri tekrarlaması için o tuşu basılı tutmanız gereken süre ve imleç yanıp sönme hızını değiştirmenize olanak verir.
Klavye üreticilerinin sağladığı ek programlar denetim masasında bu klavye yapılandırma aracına ek sekmeler açabilirler.

 

Klavye Sorunları

Klavyelerin kurulumunun kolay olmasına karşın, bulundukları yerden; yani tam önünüzde olmasından kaynaklanan 3 temel problem söz konusudur.
Sıvı döküntülerinden oluşan lekeler, fiziksel hasar ve kirdir.
Klavye üzerine dökülen sıvıların temizlenmesi çok zor ve bazen de imkansızdır.
Ağır bir nesnenin klavyenin üzerine düşmesi gibi bir durumunda da fiziksel hasar meydana gelebilir; tuşlar veya basma düzeni bozulabilir.
Her iki durumda da klavye kurtarılabilir olsa da, zaman alıcı ve yorucu işlemlerden dolayı klavyeyi değiştirmek en mantılı çözümdür.
Elbette klavye bakım onarım faaliyetlerinin en büyük riski; sadece yeni bir klavye almaya mecbur kalmanız olacaktır.

 

Klavye Yüzeyinin Temizlenmesi

Klavye tuşları üzerindeki ve arasındaki kiri temizlemek için ıslatılmış kumaş kullanın.
Su işe yaramazsa kumaşın üzerine bir miktar kolonya damlatın. İnatçı kirler için izopropil alkol de kullanılabilir.
Klavye temizliği kullanım rahatlığınızı direkt etkileyecek çok önemli bir faktördür.
Ayrıca temizlenmemiş klavye enfeksiyon kapmak için çok ideal bir yerdir.
Özellikle başka birisinin kullandığı klavyeyi kullanacaksınız öncelikle temizliğini yapın.

 


Klavye Tuşlarının Altının Temizlenmesi

Tuşların kirlenmesinin olumsuz yanlarına karşın, tuşların altındaki kirler klavyenin çalışmasını tamamen durdurabilir.
Tuşların arasında ve altındaki kirleri temizlemek daha zordur.
Tuşlarınız yapışmaya başladığında, basınçlı hava ile tuşların altına temizleyin. Bunu açık alanda ya da çöpe yakın bir yerde yapın. Çünkü klavyenizin içinden çıkanlara şaşıracaksınız.
Basınçlı hava çözüm sağlamaz ise tuşları yerinden sökmeniz gerekebilir.
Küçük bir tornavida yardımı ile tuşları yerinden çıkarabilirsiniz ancak tuşları takıp çıkarırken dikkatli olun; onları kırabilirsiniz.

 

 

Klavyenin İçinin Temizlenmesi

Klavye için yapabileceğiniz en ileri müdahale klavyenin içini temizlemektir.
Böyle bir şeye genellikle klavyenin üzerine sıvı dökülmesi durumunda ihtiyaç duyarsınız.
Klavyeler, tuşlara basıldığında elektriksel bağlantılar yapan plastik katmanlardan imal edilmişlerdir.
Vidaları sökün ve nazikçe bu plastik katmanları ayırın.
Nemli bir bezle katmanları temizleyin ve katmanlar kuruduktan sonra her şeyi yerine geri takıp vidalayın.

 

 

Fare

Windows’u faresiz kullanmak mümkündür; ama hiç hoş değildir.
Zamanla bütün teknisyenler, farenin kullanılamadığı zamanlar arttıkça Windows’un kısa yollarını öğrenirler, ama yine de faremizi severiz.
Windows ile birlikte bütün standart fareler için sürücüler gelir. Sadece ekstra tuşları olan gelişmiş fareler için özel sürücüler vardır.
Fare ayarlarınızı klavyedekine benzer bir "Fare Kontrol Paneli"nden değiştirebilirsiniz.
Buradan farenizin hızını, çift tıklama hızını ve ivmelenmesini kendinize göre ayarlayabilirsiniz.
Genel olarak, iki tip fare teknolojisi piyasaya hükmeder; toplu fareler ve optik fareler.
Toplu fare yuvarlak bir top kullanırken, optik fare lazer veya LED'ler ve bunların hareketini takip eden kameralar kullanırlar ve böylece fare işaretleyicisini ekranda oynatırlar.

 

Toplu Farelerin Bakımı

Toplu fare ile ilgili sorun zamanla farenin topunun kirle kaplanması ve topa değen iç silindirlere kir biriktirmesidir.
Kir, farenin hassaslığını yitirmesine sebep olana kadar artar.
Eğer ekranınızdaki cisimleri seçebilmek için çaba harcıyorsanız, farenizi temizleme zamanınız gelmiş demektir.
Bir toplu farenin içine ulaşabilmek için, onu ters çevirin ve topun üzerindeki koruyucu kapağı kaldırın.
Kapağı kaldırma işlemi değişir, ama genellikle topu çevreleyen yakayı, yatağından çıkana kadar döndürmekten ibarettir.
Aygıta zarar vermeden kiri silindirlerden kazımak için metal olmayan bir araç kullanın.
Farenizin topunu her iki ya da üç ayda bir bu şekilde temizleyin.

 

 

Optik Farelerin Bakımı

Optik fareler, çalışmalarını sağlayan optiklerin dış dünyayla hiç temasta bulunmamalarından dolayı çok az bakıma ihtiyaç duyarlar ve neredeyse hiç temizlenmeleri gerekmez.
Çok nadir bir şekilde optik fareniz kararsız bir şekilde çalışmaya başlarsa, optiklerin önünü tıkama ihtimaline karşı kiri nemli bir bezle temizleyiniz.
Eğer ekranda fare imlecinin anlamsız atlamalar yapması şeklinde olan bu soruna genelde gözün önüne gelen bir toz parçası da sebep olabilir.
Eğer bir optik fare, temizlenmesine rağmen ekranda sürekli, saçma ve süratli işlemler yapmaya başladıysa, o fareyi değiştirin.


 

Tarayıcılar

Tarayıcı, kağıt üzerindeki türlü baskının dokümanlarınızın, çizimlerinizin ve resimlerinizin dijital olarak kopyasını çıkarmanıza yarar.
Daha gelişmiş tarayıcılar ise size direkt olarak fotoğraf negatiflerinden mükemmel kalitede kopyalar çıkarmanıza bile olanak sağlar.
Tüm tarayıcılar aynı mantıkla çalışırlar.
Fotoğrafı yada dokümanı taranacak yüzeyi cama gelecek şekilde yerleştirin, kapağı kapatın ve taramak için gereken yazılımı çalıştırın.
Tarama işlevi bir yazılım komutu ile başlatılabileceği gibi, bazı tarayıcıların üzerinde yer alan bir düğme ile de başlatılabilir.
Tarayıcı dokümanı okuyabilmek için camın altından bir uçtan diğer uca parlak bir ışık geçirir.

 

 

Tarayıcılar ve TWAIN Sürücüler

Windows işletim sisteminde bir çok tarayıcı genel olarak TWAIN sürücü kullanır.
TWAIN özel bir adı olmayan teknoloji demektir.
Genellikle fotoğraf işleme yazılımlarının “Import” yani içeri aktarma menüsünün altında TWAIN sürücüsü erişimi yer alır.
Bir çok tarayıcı ile birlikte yine TWAIN sürücüsünü kullanan özel tarama yazılımları gelir.
Bu arayüzler yardımı ile taranacak dokümanın çözünürlüğünü ve daha birçok tarama parametresini ayarlayabilirsiniz.

 

 

Tarayıcı Nasıl Seçilmelidir

Bir tarayıcı seçerken beş ana özelliğe dikkat etmek gerekir; çözünürlük, renk derinliği, gri ölçekleme derinliği, bağlantı türü ve tarama hızı.
Çözünürlük, her inç başına düşen nokta sayısıdır ve “dpi” ile ifade edilir.
Renk derinliği, her renk için 8,16,24,36 ve 48 olarak kullanılabilecek bit sayısıdır.
Gri derinliği ise gri gölgeler için kullanılan bitleri ifade eder.
Bağlantı türü çoğunlukla USB ya da FireWire olmaktadır.
Tarama hızı ise saniyelerle ifade edilir.

 

 

 

Çözünürlük, Renk Derinliği ve Tarama Hızı

Tarayıcı taranan dokümanı nokta kümeleri haline getirir.
Maksimum nokta sayısı yani çözünürlük dokümanın ne kadar kaliteli kopyalandığını ve ne kadar net görüneceğini belirler.
Çözünürlük terimini tarama genişliğini ifade etmez ancak yaygın olarak bu anlamda kullanıldığını duyarsınız.
Derinlik her bir noktanın kaç bitlik bilgi içereceğini belirler. Modern tarayıcıların 24, 36 ve

 

48 bit’lik seçenekleri vardır.

Tarama hızı ise genellikle tarama kalitesi ve bağlantı türü ile orantılıdır.

 

 

 

 


Kurulum ve Tarama İpuçları

Daha önce de belirttiğimiz gibi tarayıcılar çoğunlukla USB ve FireWire arabirimini kullanırlar.
USB arabirimini kullanan tarayıcılar için her zaman için aygıtı takmadan önce sürücüyü yükleyin.
Genel olarak, olabildiğince kaliteli tarama yapın ve tarama sonucunu daha sonra ihtiyacınız olan boyuta düşürün.
Sisteminizdeki RAM'in büyüklüğü ve daha ufak bir etken olarak işlemcinizin çalışma hızı, ne kadar büyük bir dokümanı tarayabileceğinizi etkiler.
Kaliteli bir tarama için camın temizliğine özen gösterin.
Tarayıcıyı taşırken, mutlaka tarayıcı ışık montajı için kilit mekanizmasını kullanın.


 

Dijital Kameralar

Dijital kameralar eski film teknolojisine benzerler. Önemli ve büyük bir farkla; filmlerin yerini dijital depolama birimleri almıştır.
Günümüzde dijital fotoğraf makinelerinde en yaygın kullanılan taşınabilir ortam SD hafıza kartlardır.
Ancak çok farklı kartı türünü kullanabilen kameralar vardır.
Bazı modellerde hafıza kartları çıkarılıp, kart okuyuculara takılabilirken, bazılarında hafıza kısmı ürün içine sabitlenmiştir.
Genelde hafıza kartı yuvası olan kameralarda da çok küçük miktarda bir sabit hafıza bulunur.
Dijital kameraların bilgisayar bağlantısı için üzerinde genellikle USB veya FireWire portları mevcuttur.
Bu portlar kamera açık iken hafıza kartından okuma yapılmasına olanak tanır.
Bu açından bir nevi kart okuyucu gibi de kullanılabilmektedirler.

 

 

Kamera Depolama Ortamı

Aslında hafıza kartları, A+ eğitiminde başka bir dersin konusudur. Bunun için sadece kısa bir özetle değineceğiz.
Bu kartların kapasiteleri 64 MB ile 8 GB arasında değişmektedir.
Bu kartlar üzerindeki veriler fotoğraf makinesinin USB veya FireWire bağlantısı üzerinden alınabileceği gibi, özel kart okuyucu aracılığı de alınabilirler.
Günümüzde genellikle taşınabilir bilgisayarların üzerinde yerleşik kart okuyucular bulunmaktadır.

 

 

Kamera Özellikleri

Tıpkı tarayıcıda olduğu gibi bir fotoğraf makinesinin de yakalayabilme kabiliyetini belirten sayısal bir değer vardır ki; megapiksel olarak adlandırılır.
Dijital fotoğraf makinelerinde, görüntüyü yakalayan CCD ya da CMOS sensör ve bunun yanı sıra ışığa duyarlı pikseller bulunmaktadır.
Daha yüksek megapiksel değeri çekilen görüntü, daha yüksek çözünürlükte olacaktır.
2 megapiksel 4 x 6 inç fotoğraflar üretirken, 5 megapiksel 8 x 10 inç fotoğraflar üretir.
Çoğu dijital fotoğraf makinesindeki diğer bir diğer özellik yaklaştırma, diğer bir ifade ile "zoom" özelliğidir.
Bunu en iyi şekilde yapmanın yolu normal fotoğraf makinelerinin de kullandığı yöntem olan optik yaklaştırmadır. Bu da makinenin lensleriyle alakalıdır.
Temel seviyenin üstündeki çoğu makinede bir optik yaklaştırma mevcuttur.
Bunun yanı sıra neredeyse bütün makinelerde dijital yakınlaştırma bulunmaktadır.
Yazılımsal olarak yapılan “digital zoom” genellikle görüntü kalitesini bozacaktır.

 

Dijital Kamera Bağlantı Sorunları

Dijital kameralarda bizim eğitimiz açısından yaşanabilecek en önemli sorun bağlantı sorunları olacaktır.
Eğer kamerada bir sorun yok ise, muhtemel bağlantı sorunları kablolar, kamera bataryaları veya kameranın çalışma modu ile ilgili olabilir.
Dijital kameraların, bilgisayara takılıp çıkartılma oranı çok yüksektir. Dolayısıyla bu aşırı kullanım sebebiyle bağlantı kabloları çok sık bozulabilir.
Dijital kameralar USB ve FireWire arabirimi kullansalar da, genellikle veri yolundan güç çekmezler.
Bu yüzden bataryası veya AC güç girişi olmayan kameralara bağlantı yapılamaz.
Bazı kameralar açık ve kablo ile bağlı olsalar dahi bilgisayarda görünmeyebilirler.
Bunun da en genel sebebi üzerindeki özel bir düğme ile aktarım moduna alınması gerekliliğidir.

Web Kameralar

Aslında bilgisayar kameraları daha doğru bir tabirdir.  Ancak yoğun şekilde internet etkileşimi için kullanıldıklarından yaygın olarak bu şekilde adlandırılmaktadırlar.
Digital kameralardaki çözünürlük kavramları, web kameralar için de aynen geçerlidir.
Ancak amaç internet etkileşimi olduğu için çok yüksek çözünürlükler bant genişliği engeline takılacaktır ve bu istenmeyen bir durumdur.
Pek çok insanın hem fikir olduğu konu 1.3 megapiksel boyutunun web cam için kullanılabilecek en yüksek çözünürlük olduğudur.
Diğer bir önemli özellik çekilen kare sayısıdır (frame rate). Bu kameranın sizin saniyede kaç resminizi çektiğini gösteren sayıdır.
Daha yüksek frame oranı daha akıcı bir görüntü sunar. Saniyede 30 frame en iyi kabul edilmektedir.
Online video kullanan pek çok insan mikrofona ihtiyaç duymaktadır ve bu sebeple pek çok kamera dahili bir mikrofonla birlikte gelmektedir.
İnsan hareketini izleyen ileri düzey web kameraları da bulunmaktadır.
Ayrıca bir çok dijital fotoğraf makinesi web kamerası olarak da çalıştırılabilmektedir.

 

Web Kameraların Yapılandırılması

Web kameraların neredeyse tamamı USB arabirimini kullanır ve USB yüklemesi ile ilgili talimatlar aynen geçerlidir
Windows’ta web cam sürücüleri sınırlı sayıdadır. O yüzden üreticinin sağladığı sürücüleri doğru şekilde yüklediğinizden emin olun.
Web camlar genellikle beraberinde özel bir yazılımla gelirler.
Kamerayı yerleştirdikten sonra test etmeniz gerekecektir. Bu testleri MSN gibi popüler iletişim yazılımları ile yapabilirsiniz.
Zaten büyük ihtimalle kullanıcıların çoğu kameralarını bu tarz yazılımlarda kullanmak isteyecektir ve MSN’de görüntü almaları onları mutlu edecektir.
Windows bir anda sadece tek bir programın web kamerası kullanmasına izin vermektedir.
Bunun için web kamerası kullanma olasılığı olabilecek birden fazla program varsa, bunları kapattığınızdan emin olun.

 

Biometrik Aygıtlar

Biometrik aygıtlar, insanın gerçek fiziksel ve davranışsal özelliklerini tanıma amaçlı sistemlerdir.
Biometrik aygıtlar vücudunuzun retina, iris, kafa görüntüsü, parmak izi gibi size özel bölgelerini bir çeşit algılama cihazıyla tarayıp, hatırlar.
Bilgisayarlar biometriği daha çok güvenlik amacıyla kullanırlar.
Kaydedilen biometrik bilgiler, daha sonra bir anahtar işlevi görür ve korunan aygıta yetkisiz kişilerin erişimi engellenir.
Örneğin Microsoft parmak izi tarayıcı, Windows işletim sisteminde kullanıcı adı ve şifrenin yerine geçen bir USB aygıtıdır.
Biometrik aygıtlar aynı zamanda tanıma için de kullanılmaktadır. Tanıma güvenlikten farklıdır.
Tanıma aygıtları, yazılımları kim olduğunuzu önemsemez sadece ne yaptığınıza odaklıdırlar. Buna en iyi örnek ses tanımadır.
Ses tanıma programları insan sesini, giriş komutlara ya da yazıya dönüştürürler.

 

Barkot Okuyucular

Barkot okuyucular standart UPC, yani evrensel ürün kodu barkotlarını okumak için tasarlanmıştır.
Bugün neredeyse her türlü ürünün üzerinde barkot vardır ve hayatın her karesinde barkot okuyucuları görürsünüz.
Kalem tipi, el tipi ve sabit konumlu gibi bir çok tipte barkot okuyucu vardır.
Eski tip okuyucular seri port kullanıyordu; ancak yaygın olarak tüm barkot okuyucular USB veya PS/2 arabirimini kullanır.
Barkot okuyucuların özel bir sürücüsü veya yazılımı yoktur; çok basit olarak klavye gibi çalışırlar  ve kodların karşılığı olan karakterleri klavyeden yazılmış gibi bilgisayara gönderirler.

 

Dokunmatik Ekranlar

Dokunmatik bir ekran iki parçadan oluşur; normal bir monitör ve bir çeşit alıcı aygıt.
Alıcı, monitöre dokunulma noktalarını, ki bu dokunma parmakla ya da özel bir kalem ile olabilir ve dokunma temas süresini yakalar.
Bu temas, bir fare tıklaması olarak değerlendirilirken, çoğu durumda seri çift temas, çift fare tıklaması yerine geçer.
Bizi ilgilendiren boyutu da zaten bu işlevidir.
Dokunmatik ekranlar geleneksel fare/klavye girişinin uygulanmasının imkansız olduğu ya da pratik olmadığı yerlerde kullanılırlar.
Bunlara örnek olarak danışma ofisleri, PDA’lar, satış noktaları veya tablet PC’ler verilebilir.

 

Kablosuz I/O Bağlantıları

Bilgisayarlarda çeşitli kablosuz bağlantı tipleri kullanılır.
IrDA / Kızılötesi…
Radyo dalgaları…
Bluetooth / Kısa mesafe radyo dalgaları bunlara örnek olarak verilebilir.
Kablosuz bağlantılar, temelde yine başka bir eğitimin konusu olmakla beraber, bu bağlantıları kullanan temel I/O aygıtları da vardır.
Kablosuz olarak sisteme bağlanan I/O cihazları olarak karşımıza en çok klavye, fare ve kulaklıklar çıkar.

Kablosuz I/O Aygıtlarının Yapılandırılması

Kablosu I/O aygıtlarının hem kendileri, hem de bağlantı arayüzleri çoğunlukla kendinden ayarlıdır; tak ve çalıştıra uyumludur.
Bu noktada en önemli işlem aygıtların alıcılar ile iletişiminin kurulmasıdır.
Bu iletişimi ilk kurulması aşamasında kablosuz klavye ve farelerin üzerlerinde algılama butonları vardır.
Bu aygıtlar için enerji beslemesi genellikle pil ile yapılır.
Bu yüzden kullanmadığınız zamanlarda pillerin daha uzun dayanması için aygıtı üzerindeki butondan kapatmanız tavsiye edilir.

 

KVM Switch

KVM switch adını, keyboard, video ve mouse kelimelerinin ilk harflerinden alır.
Birden fazla bilgisayar için tek bir klavye, fare ve monitör kullanılmasının mümkün kılan aygıtlardır.
Özellikle sunucu kabinlerindeki çok sayıda bilgisayar kasasının yönetiminde sıklıkla kullanılır.
Monitörler arasındaki geçiş, eski modellerde kutu üzerindeki bir anahtarla, daha yeni modellerde ise klavye kısayolları ile yapılır.
KVM cihazlarının, yerel erişimin yanında, IP tabanlı olarak uzaktan erişim sağlayan modelleri de vardır.

Giriş Aygıtları Özet

Tabloda, sık kullanılan girdi aygıtlarını ve bunların kısa tanım ve özetlerini görmektesiniz.
İsterseniz slaydın otomatik ilerlemesini bir süre durdurarak bu tabloyu inceleyebilirsiniz.


Kaynak : TAGEM

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Yorum yapılmadı.


Leave a comment

(required)


− altı = 3

Geri izleme yok.